Çocuklardan gelen iki mektup

Mazideki Kutlu Bir Medeniyetin İzdüşümü: BEŞ LİRA 6 Şubat 2023. İlgili Haber ÖREN’İN EŞSİZ MANZARASINA YEŞİL ALAN KAZANDIRILIYOR Tarihin akışı içinde, gerek insanlık âlemi gerekse milletçe yaşadığımız büyük felaketlerin en sonuncusunu yaşadık 3 gün önce.  Her felaket bir sınav, her sınav yeni şeyler öğrenme, yeni acılar, yeni gözyaşları… Direncimize direnç katılması, acı çektikçe olgunlaşma… Şöyle […]

 Çocuklardan gelen iki mektup

10.02.2023 - 11:54

Güncelleme : 10.02.2023 - 11:54
3 defa okundu

Mazideki Kutlu Bir Medeniyetin İzdüşümü:

BEŞ LİRA

6 Şubat 2023.

Tarihin akışı içinde, gerek insanlık âlemi gerekse milletçe yaşadığımız büyük felaketlerin en sonuncusunu yaşadık 3 gün önce. 

Her felaket bir sınav, her sınav yeni şeyler öğrenme, yeni acılar, yeni gözyaşları… Direncimize direnç katılması, acı çektikçe olgunlaşma…

Şöyle bir geri dönüp bakalım. Kaç kez deprem felaketi ile sınanmışız, ne acılar çekmişiz, nice canlar yitirmişiz, ders almışız ya da almamışız.

1939 Erzincan 7.9,  1942 Tokat 7,  1943 Kastamonu 7.2, 1944 Bolu 7.5, 1949 Bingöl 6.7, 1957 Bolu 7.1, 1966 Muş 6.9, 1967 Bolu 7.2, 1970 Kütahya 7.2, 1992 Erzincan 6.6, 1999 Gölcük 7.4, 1999 Düzce 7.2, 2020 Elazığ 6.8, 2020 İzmir 6.9, 2023 Kahramanmaraş 7.7, 2023 Kahramanmaraş 7.6, 2023 Gaziantep 6.6, 2023 Gaziantep 6.5 … 

Her felaket, her sınama milletçe birbirimizin kıymetini, değerini anlamamıza vesile olsun, oluyor da çok şükür.

Tüm Türkiye tek yürek felaket bölgesine odaklanmış, gözü-gönlü, ruhu, kalbi, her şeyiyle orada. Bıraksanız ülkemizin kalan milyonları felaket bölgesi olan on ilimize yığılacak.

Devlet ilk şoku çabucak atlattıktan sonra teknik, maddi, manevi, ekonomik ve ihtiyaç olan her alandan (arama kurtarma, güvenlik, sağlık, gıda vb.) tüm insan kaynağını belli bir plan dâhilinde bölgeye yönlendirdi, adeta yığdı. Yeter mi? Elbette yetmez. Felaketten etkilenen alan çok geniş. Daha fazla, daha fazla imkânlar bölgeye akmalı, akıyor.

Şehirler de merkezi afet yönetiminin organizasyonu altında, kendi iç organizasyonlarını yaptı ve hızla çalışmaya başladı.

Bu cümleden olmak üzere Altıeylül ilçemiz de, Altıeylül Kaymakamlığı(SYDV), Altıeylül Belediyesi, Altıeylül İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ortaklığı ile belli merkezleri yardım toplama merkezi olarak belirledi ve çalışmaya başladı.

Bu bağlamda Altıeylül Belediyesi Hasan Can Kültür Merkezi, Sabri Uğur Millet Kıraathanesi, Altıeylül Belediyesi Pamukçu Ek Hizmet Binası, Hacı Hüseyin Camii, Arıklarlıoğlu Camii vb. yardım toplama merkezleri olarak belirlendi.

Bu merkezlerde Altıeylül Belediyesi personeli, Altıeylül Kaymakamlığı personeli ve Altıeylül’lü gönüllüler gelen yardımları alıyor, tasnif ediyor, paketliyor ve Kaymakamlıkça AFAD koordinasyonuyla belirlenen bölgelere tırlarla gönderiyor.

Bir karınca yuvası düşünün, yuvanın küçücük bir girişi var. Yukarıdan baktığınızda yüzlerce, belki binlerce karıncanın kimisi bir şeyler yüklenmiş yuvanın girişine doğru götürüyor, çeşit çeşit yükleri var. Yüzlercesi de yüklerini yuvaya bırakmış yuvadan çıkıp çevreye dağılıyor… Kimi geliyor kimi gidiyor… Durmak bilmeyen bir telaş… Kimi içeri kimi dışarı, sürüler halinde her yönden bu yuvanın girişine doğru ya da o kapıdan dışarı yönelen yüzlercesi… Sürekli trafik, sürekli hareket… Herkeste bir kıpırtı… Hasan Can Kültür Merkezi’ne kuş bakışı olarak bakma imkânı olsaydı buydu göreceğimiz manzara.

Altıeylüllü çocuklar, gençler, yaşlılar, kadınlar, erkekler, arkadaş grupları, anneler babalar günün her saati, özellikle akşamları ve tırların yüklendiği saatlerde ellerinde türlü türlü ihtiyaç malzemeleriyle yuvalarına yönelen karıncalar misali Hasan Can Kültür Merkezi’ni dolduruyorlar. Hazır gıdalar, su, bisküvi, battaniye, giysi, ayakkabı, bere, çorap, eldiven, çamaşır, hijyen malzemeleri, bebek mamaları… İnsanın günlük hayatında ihtiyaç duyacağı türden her şey.

Bir kenardan izledim bir süre.

Aile boyu yardım getiriyor kimisi. Kolinin en büyüğü ve ağırını baba kucaklamış, daha hafif battaniye ve yastık poşetlerini anne, altılı su kolisi ile evin küçük oğlu, oyuncak bebek paketini de kız çocuğu almış eline Hasan Can Kültür Merkezi’ne geliyor.

Kimin neye gücü yettiyse, gücünü de zorlayarak, imkânlarını da aşarak yüklenmiş getiriyor ihtiyaç malzemelerini görevlilerin önüne.

Koridorda, oradan biri sesleniyor “Battaniyeler buraya!” diye… “Gıda kolilerini biz alalım” diyor bir başka ses…

Yukarıdan bir karınca yuvası gibi görünen Hasan Can Kültür Merkezi’nin içerisinde de bir başka tıkır tıkır işleyen bir hareketlilik var. İlk bakışta bir karmaşa gibi görünen fakat biraz izlediğinizde ve çıkan sonucu gördüğünüzde, her yandan bir ses gelse de, bunun bir çeşit tenakuzların ahengi içinde bir hareketlilik olduğunu anlıyorsunuz.

Vatandaşımızın elinde salona giren her türden paket, koridorda ilerledikçe tıra yüklenecek olan bir kolideki yerini alıyor ve onlarca tırı dolduracak koliler yığılıyor sağa sola…

Dün (08.02.2023) 9 tır gönderdi bölgeye Altıeylül. Bugün de (09.02.2023) 10 tır gönderilmesi planlanıyor. Bu böyle devam ediyor… 

Altıeylül Kaymakamı Turgay Hakan BİLGİN, Altıeylül Belediye Başkanı Hasan AVCI, Belediye Başkan Yardımcıları ilgili Birim Müdürleri sürekli işin başındalar. Kaymakam Bey ve Altıeylül Belediye Başkanı Hasan AVCI tırlara yüklenecek kolilerin hazırlanması, yüklenmesi esnasında bizzat işin başındalar, konuyla birebir ilgililer.

Böyle zamanlar hem insanlar hem toplumlar için turnusol kâğıdı gibidir.

İdeolojik hazımsızlığı olan kimi kör ve sağır nasipsizler için söylenecek sözler, kurulacak cümleler bu yazının iklimine uymayacağı için şimdilik bir kenara bırakalım.

Rabbimizin bir daha yaşatmamasını dilediğimiz bu ağır sınama/felaket zamanları birçok güzellikleri de ortaya çıkarıyor.

Zaman zaman aklımızdan çıksa da, hafızamızda küllense de bizler asırlarca insanlığa şefkat ve merhamet medeniyetinin en güzel misallerini sunmuş bir milletin evlatlarıyız.

Yeryüzünde ekonomik durumu dikkate alındığında mazlumlara, mağdurlara en çok yardım eden bir millet olmamız bu yüzden. Mayamızda merhamet var, şefkat var, insanlık var. 

Afet zamanlarında afetzedelere gönderilmek üzere hazırlanmış kolilerden bazen küçük notlar, mektuplar çıktığını hepimiz medyada görmüşüzdür.

Her yaştan vatandaşımız böyle mektuplar yazabiliyor. Yani yardımını gönderiyor küçük de olsa, bir ihtiyacını gideriyor afetzedelerin. Bu yetmiyor, gönlü razı olmuyor bu kadarına. Eşya ile duyguların iletilemediğini düşünüyor, bu nedenle hissiyatını da mutlaka iletmek istiyor vatandaşlarımız. Anneler, babalar, çocuklar… Depremzede kardeşleri şunu bilsin istiyor: “Yanındayım, üzülme, seninleyim. Seni seviyorum kendini yalnız hissetme. Ben seni düşünüyorum ve senin için dua ediyorum”

Hasan Can Kültür Merkezi’ne gelen yardım kolilerinin birinin içinden işte böyle iki zarf çıktı. Zarf iki kardeşe ait: Ömer Kerim Koç ve Muhammed Emin Koç.

Depremzedelere, iki küçük çocuk tarafından yazıldığı dilinden anlaşılan bu sıcak iki mektup hepimizi çok duygulandırdı ve geleceğe dair bizi çok umutlandırdı.

Mektubun içinde ne mi vardı? Çocuk için en değerli olan iki şey: Harçlık ve çikolata!… Her iki zarftan da beşer lira ve birinde 3 birinde 2 çikolata ve her birinde birer mektup. Duygu dolu satırlar, dualar ve derin kardeşlik duyguları.

İşte bu, dün tüm insanlığı şefkati ve merhametiyle sarıp sarmalayan bir medeniyetin inşaacısı bir ecdadın halefi olan kutlu neslin bir örneği.

Bugün en kıymetli varlığı olan 5 lira harçlığını gönderebilen çocuk, yarın büyüdüğünde daha fazlasını feda edebilir. 

Bugün en sevdiğinden (çikolatasından) mağdur-mazlum kardeşleri için vazgeçebilen çocuk, yarın sevdiği daha büyük değerdeki maddi varlıklarından vazgeçebilir, bu fedakârlığı yapabilir.

Bugünkü 5 lira ve 3 Çikolata ile vermeyi feda etmeyi öğreniyor çocuklarımız. Ne güzel? Bunu öğreten anne babalara ne mutlu!

Bu anlayış ve bu idrakte çocuklar yetiştirebildiğimizde toplumun ve milletin geleceğine güvenle bakabileceğiz.

Ne mutlu böyle evlatlar yetiştiren anne babalara.

Rabbim vefat eden kardeşlerimize rahmet etsin…

Halen enkaz altında olan kardeşlerimize dayanma gücü versin ve bir an önce kurtulmayı nasip etsin.

Yaralı kardeşlerimize acil şifalar bahşetsin.

Dileğimiz, duamız bu.

 

  Dilaver AYYILDIZ 

Altıeylül Belediyesi 

          Teftiş Kurulu Müdürü

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın